Ana içeriğe atla

BİR PERDENİN SONUNA DAHA GELİRKEN





Bir perdenin sonuna daha gelirken

Gün geceye kavuşur

Bizim çocuk da dertleriyle, sevinçleriyle

Meşke başlarmış

Arkada bir  hicazkar çalar

Ela gözleri de buğulanırmış

Göğün tarlasında gümüş bir dolunay açar

İşveli binlerce yıldız gör kırparmış

Yerde o meşhur ağustos böceği

Bir kirpi misali kızıl çamlar

Arada meşeler, uçuşan ateşböcekleri 

Hepsi de ona  yarenlik eder dururmuş

Ruhu her gece zevkten dört köşe olurken garibimin

İnce dudaklarından birkaç kelam duyulurmuş:

Oh be canına yandığımın!

Şu kahpe dünyada insan olduğunu hatırlamak da varmış!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KARACA ALİ

                                                            KARACA ALİ                                                                                                            ...

KİMLER VAR İMİŞ BİZ YOK İKEN?

     Hay... Hak!      Müsaadenizle hemen konuya gireyim efendim. Konuya girmeden konu ne diyecek olursanız konu yok aslında, durduk döndük devranda! Altımızda dört tekerlekli araçla. Rum diyarında Rumkale'yi fetih eyledik bakışlarımızla!      Kış palto yerine şort giyer oldu, el alem bu havada deryalara girer oldu. Eee... İmam osurursa cemaat sıç... Neyse efendim! Ağzımız alacalı bulacalı olmasın. Ama dayanamıyorum efendim... Cemaat sıçarmış! Evet, efendim... Rumkale'ye gitmek niyetiylen çıktık yola, sağa dön baba, hop karşında Saylakkaya! Köy yollarının asfaltları pörsümüş, eskimiş. Yenilerini satıyorlar şimdi ilçe merkezinde, belki alan olur da seçimde kazanırız diye. Bir şöyle bir böyle, hop Gürlüce!  Tabelalar yönlendiriyor bizi Savaşan'a. İlerliyoruz Ford'un beyaz güverciniyle.      Şose yola girdik, inmeye başladık zikzak çize çize. Fırat'a indik güzelce. Balataları yakmadan he mi de! Feribot duruyor yalın bir iskele...