Ana içeriğe atla
     Atatürk hakkında bugüne kadar binlerce kitap yazıldı ve yazılmaya da devam edilecek. Onun insani özelliklerini, kabiliyetlerini, başarılarını, devlet adamlığını, dünya görüşünü muhteva eden eserleri okumak gerek kişiliğimizi, hafızamızı geliştirmek, gerek geçmişteki, bugünkü Türkiye'yi anlamak, yarının Türkiye'sini tasarlamak açısından önem arz ediyor. 
     Aşağıda tanıtımını yapmış olduğum kitap ise Atatürk Araştırma Merkezi tarafından, Hikmet Özdemir'in imzasıyla basılmış. Tabii kitabın farkı başlığından anlaşılacağı üzere yabancı siyasetçilerin dışarıdan bir gözle Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk üzerine yapmış oldukları gözlemler.
     Bugüne kadar okuduğumuz birçok Atatürk ve yakın tarih kitabı Türklerin yazdığı kitaplar. Pek çok kere zihnimizde yabancılar bizim hakkımızda neler yazmıştır, bize ve Atatürk'e nasıl bakıyorlar gibi birçok soru belirmiştir. İşte bu kitap bu soruların yanıtını değişik açılardan bize aktarıyor. 

    TARİH BİLGİSİ

    Amerikalı General ve diplomat Sherrill, Atatürk'ün derin tarih bilgisini tanık olmuş, övgülerini yazdıklarında saklamamış. Bu önemli özelliğini başarılı önderliğin en önemli ön koşulu olarak gördüğünü belirtmiş. 
     Türk milleti, Bilge Kağan'dan, Atatürk'e kadar ele aldığım zaman diliminde pek çok kez büyük isimler yetiştirmiştir. Bu büyük devlet adamlarının aynı nokta buluştuğu hususlardan birisi 'bilgelik' kavramıdır. Cesaret hiçbir zaman bilgelikten yoksun olmamıştır. Hakeza bilgelik de öyle.

MİLLET ve LİDER ÖZDEŞLİĞİ

    Milli Mücadele'nin başlangıç aylarından General Harbord ile Mustafa Kemal Paşa arasında bir görüşme gerçekleşir. Sohbet sırasında General Harbord'un bir sorusu oldu: Millet ve siz her türlü çalışmada ve fedakarlıkta bulunmanıza rağmen başarılı olamazsanız ne yapacaksınız? Paşa'nın yanıtı ise "Ben de millet ve biz yok, birlik halinde millet var. Biz ve millet ayrı ayrı şeyler değiliz. Ve şunu kati olarak söyleyeyim ki, bir millet mevcudiyet ve istiklali için her şeye tevessül eder ve bu gaye uğrunda her fedakarlığı yaparsa muvaffak olamaması mümkün değildir." şeklindedir.

    Yukarıda, kitabın içeriğinde yer alan iki başlığı örnek olarak vermiş bulundum. Yazar, daha birçok başlık altında, yabancı siyasetçilerin notlarıyla bir önderin özelliklerini Türk okuyucusuna zengin bir içerik, sağlam kaynakçalarla sunuyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KARACA ALİ

                                                            KARACA ALİ                                                                                                            ...

KİMLER VAR İMİŞ BİZ YOK İKEN?

     Hay... Hak!      Müsaadenizle hemen konuya gireyim efendim. Konuya girmeden konu ne diyecek olursanız konu yok aslında, durduk döndük devranda! Altımızda dört tekerlekli araçla. Rum diyarında Rumkale'yi fetih eyledik bakışlarımızla!      Kış palto yerine şort giyer oldu, el alem bu havada deryalara girer oldu. Eee... İmam osurursa cemaat sıç... Neyse efendim! Ağzımız alacalı bulacalı olmasın. Ama dayanamıyorum efendim... Cemaat sıçarmış! Evet, efendim... Rumkale'ye gitmek niyetiylen çıktık yola, sağa dön baba, hop karşında Saylakkaya! Köy yollarının asfaltları pörsümüş, eskimiş. Yenilerini satıyorlar şimdi ilçe merkezinde, belki alan olur da seçimde kazanırız diye. Bir şöyle bir böyle, hop Gürlüce!  Tabelalar yönlendiriyor bizi Savaşan'a. İlerliyoruz Ford'un beyaz güverciniyle.      Şose yola girdik, inmeye başladık zikzak çize çize. Fırat'a indik güzelce. Balataları yakmadan he mi de! Feribot duruyor yalın bir iskele...

BİR PERDENİN SONUNA DAHA GELİRKEN

Bir perdenin sonuna daha gelirken Gün geceye kavuşur Bizim çocuk da dertleriyle, sevinçleriyle Meşke başlarmış Arkada bir  hicazkar çalar Ela gözleri de buğulanırmış Göğün tarlasında gümüş bir dolunay açar İşveli binlerce yıldız gör kırparmış Yerde o meşhur ağustos böceği Bir kirpi misali kızıl çamlar Arada meşeler, uçuşan ateşböcekleri  Hepsi de ona  yarenlik eder dururmuş Ruhu her gece zevkten dört köşe olurken garibimin İnce dudaklarından birkaç kelam duyulurmuş: Oh be canına yandığımın! Şu kahpe dünyada insan olduğunu hatırlamak da varmış!